Eda

Şüphesiz ki; insanoğlu yaratmayı yeni yıllar açmayıp sever. Peki, ama neden yıkmayı da, parçalamayı da, kargaşayı da bir o kadar seviyor? Yıkmayı, parçalamayı içten içe sevmesinin sebebi hedefe varmaktan, yaratmakta olduğu yapıyı bitirmekten gizlice bir korku duyuyor olması olabilir mi? Belki de yaptığı eseri yakından değil, yalnızca uzaktan sevmektedir...
Sayfa 43
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Asıl mesele yolun güzergahı değil, yalnızca gitmektir.
Sayfa 43
Fakat insanoğlu aptal değilse bile korkunç derecede nankördür. Nankörlerin en nankörüdür. Eşsiz bir nankör! Hatta insanoğlu için en iyi tanımlamada şöyle olmalıdır: iki ayaklı minnet bilmez bir yaratık.
Sayfa 39
Çünkü insanoğlu ahmak bir yaratıktır, hem de akıl almaz ölçüde. Hatta nankör desek daha doğru olur, eşi görülmemiş bir nankörlük...
Sayfa 34
Kendi kafamda maceralar yaratıyor, bambaşka bir hayat kurguluyor, bu şekilde hiç değilse yaşamayı -hayatta kalmayı- başarıyordum. Defalarca, Yok yere bir şeylere incindiğim olmuştur. Gerçekte incinmem için hiçbir sebep olmadığı halde, kendimi öylesine inandırıyordum ki; sonunda kendimi tamamıyla kırgın ve gücenmiş hissediyordum.
Sayfa 25