Bunca olumsuz, kötü, kaygılı günlerin tam ortasında tanımadığım, fakat yıllardan beri tanıyormuş gibi hissettiğim sevimli bir ailenin hediyesi olarak evime geldi Son Ada. Uzun zamandır, mevcut yaşananlardan yola çıkarak anlamlandırmaya çalıştığım toplumsal hafıza ve kötülük kavramları çok saf ve anlaşılır bir dille ele alınmış. Bir insan unutur elbette yaşadıklarını, bir aile de unutur peki herkes aynı anda hiç yaşanmamış gibi silebilir mi geçmişi kafasından? Kendisini uyarana, gerçekleri hatırlatana düşman kesilir mi bir anda? Evet, oluyor. Geçmişte de oldu, şimdi de oluyor. Yıllarca balık hafızası üzerinden espri yapan insanlar, kendilerinin hafızasını hiç sorgulamıyor. Cennet gibi bir adanın yavaş yavaş, sindire sindire cehenneme dönüşünü, özgürlüğü başı boşluk olarak algılayışını, hayatlarını 'demokratik' olarak nasıl mahvettiklerini hatırlamıyor insanlar.
Kötüye kötü dememeyi, saf kötülüğü farklı kılıflarla süslemeyi, 'ama o daha iyi bilir' diyerek saf kötüyle savaşmamayı insan kendi seçer.. Ve bir toplum/ topluluk seçtikleriyle yaşamaya mahkumdur.
Son ada o mahkumiyeti anlatıyor bize, belki de 'adada yıllarca sakin yaşamış olmanın verdiği uyuşuklukla' felaketleri farkedemeyecek kadar körelmişti gözler.
Not: Kenan Evren'i ve içindeki saf kötülüğü isim vermeden nasıl anlatırsınız sorusunun cevabı bu kitapta gizli.
Not2: Siyasi tarih değil belki ancak yakın toplumsal tarihimizin resmi mevcut kitapta.
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362bin okunma
Bazen bazı şeyler kafama takılıyor, onca işimin gücümün arasında hayata bir ara verip kafama takılan şeyi araştırmaya adıyorum tüm zamanımı. Bu kitapta öyle oldu benim için.
Sene 1995 haberleri
Sadizmin babası olarak adlandırılan Marquis De Sade'nin başyapıtı olarak nitelendirilen kitabı Sodum'un 120 Günü içinde bir çok sodomist ögeyi barındıran 'Erotik Roman' olarak adlandırılsa bile
Genç bir yazar, çağdaş edebiyatı sevmeme rağmen bu kitabı sevemedim. Gençlik hikayesi beni içine çekemedi nedense belki de bu kitabı okuyacak yaşı çoktan geçtiğim için.
DikbaşlılarEnrico Brizzi · Can Yayınları · 19994 okunma
Amin Maalouf'un kitaplarından hangisini elime alsam geç okuyup geç bitiriyorum. Bu kitapta olduğu gibi... Öncelikle şunu söyleyebilirim ki sürükleyici bir kitap ama inanılmaz mantık hataları var. Hani Yeşilçam filmi seyrettiğinizde oluşan 'bunu söylemek için bu kadar mı beklenir? ne yani kimse merak etmiyor mu canım?' sorularını soruyorsunuz bu kitapta. Evet sürükleyici özelliklere sonlara doğru ama şunu söyleyebilirim ki kitabı bitirdikten sonra kitaba hakim oluyorsunuz. Aynı isimler, aynı yerler, aynı olaylar... Kısaca güzel ama daha iyi kitapların varlığını da biliyorum.
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202540,1bin okunma