"Eylemin önce kendisine yararı dokunmalıdır, aksi halde yapamaz. Yalnızca başkasının iyiliği için yaptığını düşünebilir ama yanılır; başkasına sağlayacağı fayda her zaman ikinci sıradadır"
Bu cümleler ana karakter olan yaşlı adamın sözleridir ve bu öğretisini genç adama kanıtlamaya çalışır kitap boyunca.
Mesela bir kişiye yardım ediyorsunuz ama bunun tamamen karşıdaki kişinin yararına olduğunu, kendinizi feda ederek bu iyiliği yaptığınızı savunabilirsiniz, ama aslında atladığınız bir durum var; bu eylemi kendinizi vicdani olarak daha rahat hissetmek ve daha sonra pişmanlık duymamak için yaparsınız. Bu eylemde ilk düşünceniz yardım ettiğiniz kişi değil, sizsinizdir!
Eğer saf bir yardım duygusu ile insanların kahraman ya da bir melek olduğunu düşünüyorsanız bu metinler sizi rahatsız edebilir.
Kitapta değinilen ikinci mesele ise insanların işleyişi kendi elinde olmayan, tamamen iradesi dışında kalan bir makine düzeneği olma fikirdir; ürettiğimiz şeyler bile bizim aklımızdan kaynaklı değil, çevremizden gördüğümüz, önceden bizde varolan bilgileri bir araya topladığımız nesnelerdir.
Buhar makinesinin üretilmesi çaydanlıktan yükselen buharın enerji üretmesi sonucu birinin aklına gelmiştir, kaldırma kuvettinin keşfi duş keyfi sırasında arşimetin tesadüfen aklına gelen bir fikirdir, yani insan aslında olağanüstü akla sahip, olmayan şeyleri anında düşünüp ortaya atan bir varlık değildir.
Bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Umarım siz de okurken ön yargılarınızdan uzak okuyabilirsiniz.