"Sevmek ne tuhaf şey Rauf bey, kendinize benzemeyen, hayatı kavrayış biçimi, yaşamak üslubu, zevkleri, ilişkileri size çok uzak birini, onu ne kadar sevdiğinizi bile tam bilemeden seviyorsunuz..."
Yeniyetmelik çağımda bilinmedik insanlara, görülüp de dikkat edilmeyen şeylere dair filmler çekmeyi hayal ederdim. Âşıkları ayıran trenler. Uçsuz bucaksız bir tarlada salınan gelinciklerin arasında mahzun kadınlar. Baba yüzleri. Rüzgârın hırpaladığı telli kavakların salınması, vurulup boynu koparılmış serçeler. Okulda horlanan mahkûm çocukları. Kabadayı denilen adamların çaresiz kötülüklerini ve yufka yüreklerini kanıtlayan hikayelerdi.