Hiçbir şey yapmak istemiyor yapmak için harekete geçtiğinde sonunu getiremiyordu . Çoğunlukla yatağına uzanıp yatıyor adeta evine kök sallıyordu. Evden çıkmadıkça dışarı olan bağı dahada azalıyor, hayat onu ürkütüyordu.
Uyuşukluk değildi onunki oblomovluk' tu öyle ki bu terim.
Onun sayesinde kullanılmaya başlanmıştı.
Peki nasıl bu hâle geldi...