Herkesin gördüğünden fazlasını gören ve hisseden, her şeyi gereğinden fazla duyan ve anlayan hassas insanın sinirleri hep haraptır. Yeri gelir başkasına çâre olur ama kendini teselliye mecâli kalmaz.
Ne kadar isterdim buradaki her şeyi alıp yanımda götürebilmeyi...... Ama nasıl ?
Ses , taşıyamaz ki ona kanat takan dili ve dudakları . Tek başına aramak zorundadır gökyüzünü.
Kuşkusuz , sizler sevinçleriniz ile kederleriniz arasında bir terazinin iki kefesi gibi askıda durmaktasınız.....
Kefeleriniz boş olduğunda ancak , kımıldamadan durur ve dengede kalabilirsiniz .