Kafamın içinde ona söylenecek uçsuz bucaksız şeyler bulunduğunu hissediyordum, senelerce söylense bitmeyecek şeyler fakat şu an hiçbiri aklıma gelmiyordu.
Trenin hareket saati gelmişti.Bir memur vagon kapısını örtüyordu.Maria Puder merdiven basamağına atladı, sonra bana eğilerek, yavaş bir sesle, fakat tane tane:
“Şimdi ben gidiyorum ama ne zaman çağırırsan gelirim” dedi.
Evvela ne demek istediğini anlamadım. O da bir an durdu ve ilave etti:
“Nereye çağırırsan gelirim!”
Bu sefer anladım …