Farzedin ki bi nisan akşamı semâyı izlerken uykuya dalmışız sizinle
Farzedin ki çok içmişiz sapıtıyoruz en işlek caddelerin çıkmaz semtlerine,
Tum sokakların köşe dönüşlerine bizi koyun,
Sesiz yuruyuslerinizde aklınızdan çınlayayım gereksizce..
Bu kösede öpüştük
Diğer köşede kızıştık işte..
Bi köşeyi dönmeden bizi hatırlayın bu gidişle..
Farzedin ki gitmediğimiz ülke,
içmediğimiz şarap kalmadı,
İzlenebilecek ne kadar kalbe dokunur film varsa iźledik
Bizi anlatan müziklerin hepsini dinledik birlikte.
Farzedin ki evinize girdim,
Bedenimi şu koltukta
Kahveyi şu bardaktan içtim
Gece her bastırdıgında yatagınızda arsızca seviştigimiz geceler yaşandı,
Yoklugumda,
Duvarlar bensizlikten inlesin size.
Farzedin ki bi nisan akşamı size bu mektubu yazmaktayım,
Geçmişimizi,sokakları,duvarları,sizi bırakıp gitmekteyim..
Ve siz bensizlikten kıvranırken,
yatagınızda benim tenimin sindigi kurumuş begonvil kokularından
..kokumdan uyuyamadığınızı,
duvarlar sesimi bağrırken acıdan kulaklarınızı tıkadığınızı,
kendinizi karanlık sokaklara bırakışınız ve her köşede benim size çıkışımı,kaçısınızı..
benden uzaga cok uzaga varışınızı,sonunda uzaklardan da bir ben çıkışını farzedin,
sizinle en uzaklar da ,
en yakınlara da gitigimizi..
Her gitiginiz yolun sonu yine bana çıksın,
Farzedin ki hayatınızdan bir ben geçtim ve tüm bunlar yasandı..