Yine de hatırlanmamak değildir unutulmak. Nasıl unutulduğu değil, neyle hatırlanacağı önemlidir insanın. Geçmişin senden temizlenmesidir belki. Hemen fark edilir unutan gözdeki karanlık. İnsan unutulduğuna değil, unutanına verdiği değere üzülür. Servet-i varlığını ona adamışlığına...
Çünkü bir rüyanın peşindesin. Girdiğin sokaklardan eli boş dönebilirsin, çaldığın kapılar açılmayabilir, açılsa bile aradığını bulamayabilirsin, her çaban hayal kırıklığı ile so nuçlanabilir. 'Ne yapıyorum ben?' demeyeceksin. 'Burada ne işim var' demeyeceksin. 'Bunca zamandır boşuna uğraştım' demeyeceksin. Güçlükler seni asla yıldıramayacak, aksine, karşılaştığın zorluklar hevesini artıracak, isteğini kamçılayacak, iradeni sağlamlaştıracak. Ne olursa olsun asla vazgeçmeyeceksin. Kafan karışabilir, bedenin yorulabilir, kararsız kalabilirsin. Herkesin başına gelebilir bunlar. Uzun ve çetin yolculuğunda bunların hepsiyle karşılaşabilirsin ama asla vazgeçmeyeceksin. Vazgeçmek, yenilmektir; dayanmayı bilemeyenler, inatla yürüyemeyenler, kararlı olmayanlar hiçbir zaman kazanamazlar.