Kutsal kitabı dikkatle okursan, ilginç bir ayrıntıyı fark edersin: Âdem, cennete sonradan yerleştirildi. Önce o vardı, sonra cennet yaratıldı ve ardından oraya kondu. Cennet ona bahşedilmiş bir yerdi ama ruhunda bir yabancılık taşıyordu. Havva ise doğrudan cennette yaratıldı. O, oranın yerlisiydi; doğduğu, kök saldığı yer orasıydı. Fakat gün gelip cennetten kovulduklarında, bu sürgün ikisi için aynı anlama gelmiyordu. Âdem, aslında geldiği yere, toprağa dönüyordu. Ama Havva? O, doğduğu diyardan, ait olduğu yerden koparılıyordu. İşte bu yüzden, kadınların ruhunda hep bir eksiklik, hep bir özlem saklıdır. Çünkü onlar, yeryüzünde değil, cennette doğmuştu. Ve hâlâ ait oldukları yeri arıyorlar.