Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dinsel gruplarda grup narsizmi yönünden gerekli olan tatmin, “Benim grubum gerçek anlamda Tanrı'ya inanan tek gruptur ve benim Tanrım yegane doğru Tanrı olduğu için bütün Diğer grupları yoldan çıkmış inançsızlardır” varsayımıyla kolayca sağlanır.
Bir kişinin diğerlerine, "Ben (ve ailem), dünyanın en muhteşem insanlarıdır; biz temiz, zeki, iyi ve dürüstüz; bütün diğerleri kirli, aptal, ahlaksız ve sorumsuzdur" dediğini düşünelim. Çoğu insan bu kişinin kaba, dengesiz ya da hasta olduğunu düşünecektir. Ancak fanatik konuşmacı "ben" ve "ailem"in yerine ulusu geçirerek bir dinleyici kitlesine hitap ediyorsa, ülkesini seven, Tanrı'ya bağlı vb. pek çok kişi tarafından övülecek ve onlarda hayranlık duygusu uyandıracaktır. Fakat öteki uluslar ve dinler açıkça küçümsendikleri için bu konuşmadan rahatsız olacaklardır. Ne var ki, övülen grubun içinde, herkesin kişisel narsisizmi yükselir ve milyonlarca insanın onaylamasıyla söylenenler akla uygun hâle gelir. (Çoğunluğun akılla değil mutabakatla "makul" bulduğu şey, herkesin değilse de halkın önemli bir bölümünün kabul ettiği şeydir.) Bir bütün olarak grup, hayatını sürdürmek için grup narsisizmine ihtiyaç duyduğu ölçüde narsistik tutumlar daha da gelişecek ve özellikle erdemli görünecektir.
Kişi, tanrı olmaya çalıştıkça kendisini insan türünden daha çok tecrit eder; bu tecrit onu daha çok korkutur, herkesi düşman görür; yaşadığı korkuya katlanmak için gücünü, acımasızlığını ve narsisizmini artırmak zorunda kalır.