Okumaya başladığınız andan itibaren çok farklı bir yazarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Olay ve kişilerin arka planda olduğu iç dünyaların suyu yüzüne çıkıp okuyanı mest eden bir tarzı var yazarın. O insanın içinde olan dışardan fark edilemeyen ince duyguları ve hisleri öyle güzel ifade etmis ki okurken kendinize paralelliği içinizi ürpetertebilecek düzeyde. İsimlerden bağımsız karakterlerin iç dünyası arasında bir gezintinin romanı aslında. Hayal kırıklıkları, sitemler, yanlızlık, dışlanma, soyutlanma gibi derin konularda yarattığı dalgalarla okuyanın nabzını değiştiren enteresan bir kitaptı.