Yorgunum.
Ama yorgunluğumun fiziki bir açıklaması yok. Meselem ve tüm insanlığın meselesi de bu zaten galiba. Ruhen yorulmuş olman fikri cazip gelmiyor heralde insanlığa. Ben nasılım bilmiyorum artık.. Nerdeyim bilmiyorum. Kimleyim haberim yok. Şu lanet yaşamda tek derdim iyi olmak ama elimde değil. Bi insan neden iyileştiremez kendini. Bi insan neden mutluyum diyemez. Ya da bi insana 'insana' neden sürekli vurulur her söz. Gaddarlık denilen şey nedir. Bu değil mi. Neden vurursun insanı sözlerinle. İyileşmeye çalışan insanı, hem de bunu bildiğin halde neden vurursun sözlerinle. Ben dert mi yaratıyorum kendime gerçekten. Yoksa beni yaratan şey mi dert. Dert yaratıyormuşum. Derdimi sikeyim! Yaşa lan işte değil mi. Yaşayamıyorum, tutunamıyorum, unutamıyorum. Peki var mı hala umudum. Sanmıyorum. Yoruldum ben. Yaşamaktan yoruldum. Yaşam yoksa umutta yoktur. Yaşama yorgunsan umuda da yorgunsundur! Var mı sahiden umudum. Sanmıyorum. Nefes alamıyorum, kafamı toplayamıyorum ama umutluyum. Sikerler o umudu. Ki yaptılar da, ağzına sıça sıça yaptılar. Hala yüzüne vurula vurula devam ediyor. Neyin umudu bu. Neyin karmaşası. Neden iyi olamıyorum. Galiba haklılar ben kendimi ifade edemiyorum (!).
Ruhum daralıyor, içten içe yok oluyorum . Bir yanda yaşamı zehir edenler bir yan da yaşamayı diletenler. Ah canım, ah bana baba olan güzel adam. İyi ki tanımışım seni. Güçlü duruyorsam buna bir sebep de sensin.