Bu kitap bana ruhumun daraldığı ve bulanıklaştığım bi dönemde hediye edilmişti.Ve şimdi dönüp baktığımda okuduğum her satırın bu bulanıklıklara ithafen yazıldığını anlıyorum.
Kitap; dünyanın her yanındaki sancılara nasıl merhem olunur, yaptığımız her iş nasıl ibadete dönüşür, ve en önemlisi sevilmeye layık olan nasıl sevilir sorularının cevaplarını arıyor.
En sevdiğim yerle..
" Çiçek konuşur mu?
Konuşur.Kalbi olanlarla konuşur çiçek.Dağ taş, börtü böcek, yer gök konuşur.Kalpleri yoktur ama konuşur.
Bir Uhud var, sever mesela.Emaneti yüklenmekten çekinen bütün dağlar adına özür diler gibi sever hemde.Biz bilemesek de sever.Bizim kadar sevilir bilmem ama bizden çok sever.
Bir kütük ağlar hasretten mesela.Birkaç adımlık ayrılığa dayanamaz, bir anlık iftirak bile yakar kütüğü, içini çeke çeke, inleye inleye ağlar.Kütük ağlar mı ? Ağlar, odun değilse ağlar! "
Ve " Asr suresinden özürle, se-e-le nin gözlerinden öperek..