İnsanın yaşadıklarını, yaşamadıklarını, söylemek isteyip de söyleyemediği şeyleri, söylediklerini, dününü, yarınını içinde bulunduğu anını tekrar gözden geçirmesini sağlayan, neyin gerçek neyin rüya veya kurgu olduğunu sorgulatan satırlar. Bir yandan muazzam bir gerçeklik, samimiyet bulurken satırlarda, bir yandan “acaba bu kısım doğru mu yalnızca böyle mi yazmak istedi yazar” diyerek şüpheye düşüyorsunuz.. Fakat ben uzun zamandır bana bu kadar doğru gelen satırlara rastlamadım, coğrafyanın kader olduğu söylenir fakat bazı yaraların-insan ilişkilerinden alınan yaraların özellikle- dili de, dini de ırkı da yoktur bunu bir kez daha anlamış oldum. Yazardan ilk kitabım ve son olmayacağına eminim, sepetimdeki kitaplar için sponsor bulmam gerekiyor yalnızca
Keyifli okumalar dilerim