Berra

Tam Bir Stoacı
Yalnızca hayatın her gün geçip gittiğini, daha az bir parçasının kaldığını düşünmememiz gerekir; insan çok uzun yaşarsa, aklının gerçekleşen olayları kavramaya, tanrıların ve insanların tecrübesi üzerine düşünmeye yetip yetmeyeceği de belirsizdir. Çünkü bunamaya başlasa da kuşkusuz nefes alıp vermesi, şişmanlaması, düşünmesi, arzuları ve bunun gibi diğer meziyetleri eksilmeyecektir: Fakat bizzat kendisini kullanma, elinden doğru dürüst bir şeyler gelmesi, verilen görevlere uygunluk, görünen şeyleri açıkça tanımlayabilme ve hayatının sonuna gelip gelmediğini tespit etme gibi eğitim gerektiren şeylerde karar alabilme ihtiyacı zamanla zayıflar. Demek ki yalnızca ölüme her an yaklaştığımız için değil, anlama ve kavrama yeteneğimiz daha önce azaldığı için de acele etmeli.
Reklam
Usta ve Margarita
Usta ve Margarita
Uzun zamandır okunması bu kadar güç bir kitapla karşılaşmadım sanırım zamanı değil🥹üzülerek bırakıyorum… son 100 sayfayı okuyamadım…
Bu Hikâye Senden Uzun Osman
Bu Hikâye Senden Uzun Osman
Bu kitap Osman'a değil de okuyucuya yazılmış gibi. Yazar da bu kitabı Osman'a değil de kendine yazmış gibi.
Sessizce çekip gitti, sessizce gelmişti zaten varlığı ile yokluğu birdi. O onu üzeni severdi her gün öğle arasında sandviç götürdüğünü sevecekti elbette sanat filmi tartıştığını değil. Gelmek de onun seçimiydi gitmek de. Karşılanması da yeterli değildi istenmediğini hissetti ama asıl istenmeyen o değildi karşıdakinin kararlı, aynı zamanda çok ürkek duruşuydu, olan şeyler kabullenildi. Hayatlarına devam edeceklerdi elbette yanlış zamanda karşılaştık diyerek, belki de hep doğru zamanı beklerken yitecekti zamanları. Sonra bakmışsın zaman da kalmayacaktı. İkisi de korkaktı, ikisi de aslında aynı şeyden korktukları için birbirinden korktular. Korku benliklerinin buz dağıydı, görünmeyen buz dağı. Bir gün erimesi umuduyla…
“İnsan, ölmekten değil yaşamaya hiç başlamamaktan korkmalıdır.” diyen İlber Ortaylı sayenizde kaç kişi yaşamaya başladı bilemezsiniz. Ruhun şad olsun.