Yaşlandıkça yalnızlaştığımı ve yalnızlaştıkça da, tuhaf biçimde ünlendiğimi görmek beni ürpertti. Her akşam uykudan önce yatakta iki büklüm kıvrılıp yorganı üzerime çekince, yalnızlık ile rüyalar, hayatın güzelliği ile acımasızlığı arasında gezinen tatlı ve korkutucu bir duygu beni sarar ve çocukluğumda dinlediğim, okuduğum masalların, korkutucu hikayelerin ürpertisini hissederim.
Bir yandan bakarsın rüzgar döker onları yere, bir yandan bakarsın bahar gelir, yenilerini yetiştirir, yeşertir orman, böylece soyların biri göçer, biri doğar.
Tanrılara kızmayalım. İşlerimiz, bizim ve benzerlerimizin sakatlıklarıyla, tesadüflerin ihanetiyle her zaman bozulabilir. Bu bozulma, iç kıymetlerimizdeki vaziyetimizi değiştirmemelidir. Çünkü, ihtimallerin cetvelinde mağlübiyette vardır.