Tek bir birey her zaman kavramlardan daha güçlüdür, sadece kendine inanmalı, iradesini ortaya koymalıdır. İnsan olduğunu, insan kalmak istediğini aklından çıkarmamalıdır, iște o zaman beyin yıkamak için kullanılan vatan, görev, kahramanlık gibi sözcükler; kan kokan -sıcak, canlı insan kanı kokan- boș laflar olarak kalır.
Bazen insanın kuvveti hayır diyebilmesindedir. Günün rüzgârına kapılmadan, doğru bildiğini söyleyebilmek. Hak bildiği yolda eğilip bükülmeden, şartları kendine yontmadan, şikayet etmeden yürümek.
Faniligi ve hayatın kınlganlığını hissediyor olmak insana hüzün verebilir. Modern yaklaşım, normal kederi ve hüznü bizden alarak onun yerine depresyonu veriyor. Oysa gelenek, hayatin ıstırapsız olamayacağını söylüyor bize, insan tabiatına savaş açılamayacağını, insan tabiatını yenemeyecegimizi, hayatın içinde mutluluk ve sevinç gibi keder ve hüznün de olacağını söylüyor. Hayatın doğal süreçlerinin tıbbileştirilmesine, hastalk haline getirilmesine karşı çıkmalıyız.