Oysa şimdi, bu en önemli şeyi ya da bir kısmını kaleme almak, kaydetmek istediğimde, her şey kırık dökük bir imge yığınından ibaret; bu imgelerin sureti bir şeye yansımıştı, bu bir şey benim kendi Ben'imdi, ona ne zaman bir şey sormak istesem, bu Ben'in, bu aynanın, bir hiç, bir cam yüzeyin en üst katmanı olduğu ortaya çıkıyor.
Bizde boğa güreşi töresi olmadığı için, onun yerine, bizim insanlarımız, mücadele edilmesini sever, mücadeleci insanlara bayılırlar. Mücadeleci insanları severler de, mücadele etmesini pek o denli sevmezler.