"Anne babanı ya da sülaleni sosyokültürel olarak aştığının farkındasın ama bunu içine sindiremiyorsun. Onların göremediklerini görüyor, kavrayamadıklarını kavrıyorsun; düşüncelerin, tutum ve davranışların onların anlayamayacağı, dolayısıyla kabul ve takdir edemeyeceği kadar farklı ve bağımsız artık. Onlar gibi olmamak hem gurur hem de acı veriyor. Belki çocukken hissettiğin aidiyet hissini kaybetmemek için, belki kendi seçilmiş aileni (evlilikle olması şart değil) kuramamış, kendi seçilmiş kabileni bulamamış olduğun için, belki kendini onları da “kurtarma” görevine atadığın için ve belki onları geride bırakmış olmanın ve yine gidecek olmanın suçluluğuyla eski kabileyi aştığını kabullenemiyorsun. Bu doğal. Onların yanında hissettiğin ambivalans (çelişkili, birbirine zıt duygular) da doğal. Çünkü özgünlüğün bedeli çoğu zaman eski kabileye yabancılaşmaktır."