Jasmin

Bazı kuşlar kafese konulmak için yaratılmamıştır. Onların tüyleri fazla parlak renkli, şarkıları da çok tatlı ve biraz da vahşicedir. Onun için o kuşları azat edersiniz. Ya da yem vermek için kafesi açtığınızda bir yolunu bulup kaçarlar.
Alıntı
Yaratan hiçbir Tanrı en büyük eserini bir anlık öfkeyle huysuz bir çocuk misali yok etmezdi. Bu mahşer günü değildi, Tanrıyla hiçbir alakası yoktu; bu sadece çılgınca kötülük dolu bir yıkımdı.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Ne olmuştu Burak’la geçen dört yılda? Dev bir duygusal kambur edinmem dışında ne olmuştu? Lüzumsuz bir çırpınış. Kaçıp gitmiş umutlar. Ölmüş saatler. Onu sevmiştim, çok, bir insan bir başkasını bu dünyada böyle nadir severdi. Sana iyi gelmeyeni nasıl seversin? Sokakta mı buldun kendini? Bu nasıl bir inattı böyle?
Sayfa 67·Kitabı okudu
Alıntı
O zaman aç kapını. Kendini, kalbini kemirmekte vazgeç. Öyle tıkalı lavabo gibi oturma. İzin ver, içeri hayat girsin önce. Arkasından gelir güzel güzel misafirlerin. Bir tanesi elbet yatıya da kalır.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Alıntı
Yazmak gerçek sihre en yakın şey. Yazmak hiçlikten bir şey yaratmak, başka dünyalara kapılar açmak demek. Yazmak gerçek dünya canınızı acıttığında kendi dünyanızı şekillendirme gücü verir insana.
Sayfa 217·Kitabı okudu
Alıntı