İnsan en çok da kimseye anlatamadığı yerden çürür. Kalabalıkların içinde yüzünde bir gülümseme taşırken, içinde sessizce kendi cenazesini izler gibi yaşar.
Sonra bir gün anlıyor; bazı yaralar kapanmıyor, sadece insan onlarla yaşamayı öğreniyor. Ve geceleri herkes uyurken, düşünceler insanın boynuna geçirilen görünmez bir ilmek gibi sıkıyor içini.