Ne olacaksa oluyor zaten.
Engel olamıyorsun,
Tahmin edemiyorsun.
Seçim yapamıyorsun.
Herkesin haklı sebepleri oluyor, her şeyin sonunda.
Çünkü ile başlayan cümleler kuruyorlar sana.
Alışıyorsun…
Hatta umursamıyorsun bile.
“Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna”
Sevmek ne uzun kelime. Derin deniz mavisi. Ne zaman geleceksin? Gelsen ya. Güzel buralar. Hem sana bütün olmayı öğretirim. Göğsünde kaybolurum hüzünlendiğim dakikalarda, çünkü senin omuzlarında ağlamanın deniz manzarası var. Giderdin dedim. Gittin ve gittiğin kırk gece sana uyudum. Aklım ödünç, ellerim yanlış. Ama sen yine de gitme. Gidersen peşinden gelmem ama kalırsan bu masalın sonunu birlikte öğreniriz. Bulutlardan elbise dikmeye başlasın mı güvercinler? Ama yine de sen bilirsin. Sana gitme demeyeceğim. Zaten ben senin gidişine hastayım. Sustuk yine. Sigaralarımızı içtik. Sigaralarımızı dedim evet. Sen sigara sevmezsin. Nefret edersin. Her sigara içtiğimde senin yerine de içiyorum ben. Gidiyorum. Yollar ıssız, karanlık. Ben güzel değil miyim? Neden kuş koymuyorlar yoluma? Bu hayat sıktı. Gel yürüyelim.