Arapça'da "صَبْرٌ"sabır çekirdeğin/tohumun içindeki acı demektir. Bu acı çiçeği ve ağacı büyütür zamanı geldiğinde de tohumunu başka yolculuklara taşır.
Mütevekkillik kolay değildir. Zannedilir ki insan, elde avuçta hiçbir şey kalmadığında tevekkül eder. Oysa gerçek tevekkül, en güçlü anında bile sonucu Allah’a bırakabilmektir. Mütevekkil kişi, elindekini ortaya koyar; ardından vekâleti Allah’a teslim eder. Teslimiyetin sonucunda ise gelenin ya da gidenin yalnız Allah'tan olduğuna iman eder..
Yas, anlatılması da yaşaması kadar zor olan süreç. Yas kategorilere ayırıp belirli aşamalar atlanamayacak kadar kendine özgü, biricik bir süreçtir. Ve insana yaşamayı öğretir; onsuz da, onlu da yaşamayı öğretir. Ona rağmen ve de onun sayesinde yaşamayı öğretir. Bir süreçtir belki ama öğretmen de kendisidir. İlk baş bir hicran havzasında bulur kendini insan, daha sonraları ise teslimiyetin eşiğinde salınır. Belki de tam tersi olur bilinmez çünkü başta da söylendiği gibi her yas biricik ve özeldir. Ve sanıldığının aksine hicran havzası insanı tüketmez. İnsanın bir yolculuktan başka bir yolculuğa geçerkenki eşlikçisidir. Bu eşlikçiye hoş bakmak gerekir,sabırla ve şefkatle yoğurmalı tefekkürle harmanlanmalıdır. Ancak o zaman anlamı olur bunca zorluğun;birinin veya bir şeyin yokluğuna alışmaya çalışmanın...