İnsanlar sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım, oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş. Seven insan Tanrı'nın, Tanrı da onun içindedir, çünkü Tanrı sevgidir.
Dar kafalı "sıradan" bir insan için kendini, sözgelimi, olağanüstü, sıradışı biri olarak düşünmekten, herhangi bir kuşku duymadan buna içtenlikle inanmaktan daha kolay bir şey yoktur.
Japonlar böyle durumlarda şöyle yaparmış: Küçük düşürülen kişi kendisini küçük düşüren kişinin karşısına çıkarmış, şöyle dermiş ona: "Beni küçük düşürdün, bunun için ben de geldim, bana yaptığına karşılık senin gözünün önünde harakiri yapacağım." Ve sonra kendisini küçük düşüren kişinin önünde gerçekten de karnını deşermiş, canına kıyarmış; bu yaptığından, intikamını almış gibi belki de sonsuz bir haz duyarmış.
- Siz Dostoyevski değilsiniz, dedi Korovyev'in kafasını karıştırdığı kadın yurttaş.
- Kim bilebilir ki bunu, kim bilebilir, diye yanıt verdi beriki.
- Dostoyevski öldü, dedi kadın yurttaş, ama pek de emin değil gibiydi.
- Protesto ediyorum! Dostoyevski ölümsüzdür! diye haykırdı Behemot.