Toplanın Kaliforniya'ya gidiyoruz...
1929 yılında yaşanan ve 1930ların sonuna kadar devam eden "Büyük Buhran" dönemini Joad ailesinin yaşam mücadelesi ile ne kadar zor geçtiğini okuyoruz kitapta.
Büyük buhran ABD başta olmak üzere bir çok ülkeyi etkileyen borsanın dibe vurmasıyla binlerce bankanın ve şirketin batması sonucu ekonominin çöktüğü işsizlik oranındaki artışla birlikte bir çok insanın fakirleşmesine, aç kalmamak için varını yoğunu satıp karın tokluğuna çalışmak zorunda kalmasına sebep olan zorlu bir dönem.
Kapitalist sisteme karşı yapılan atıflarla da güzel bir sistem eleştirisi yapılmış. İşçi sınıfının yaşadığı bu zor durumda işverenin de bunu daha da zorlaştırması üzücüydü ‘Neredeyse insana tüp içinde hava da satacaklar.’ diyordu bir bölümde bir cümleyle ne çok şey anlatıyor aslında bizlere.
Joad ailesi de evlerinden ayrılıp ellerinde bir iş ilanı ile önemli eşyalarını eski bir arabaya toplayıp Kaliforniya'ya doğru yola çıkarlar. Bu yolculukta ailenin birbiri için yaptıkları etkileyiciydi. Anne karakterinin dik duruşu aileyi toparlayışıyla en sendiğim karakter oldu.
Kitabı okurken yolculukta siz de onların yanındaymışsınız gibi sevinçlerinde, üzüntülerinde, hayal kırıklıklarında ailenin bir parçasıymışsınız gibi hissedeceksiniz.
Paylaşmanın, birlik beraberliğin, ailenin önemini de okurken yoğun olarak hissedeceğiniz ama çoğunlukla hüzünleneceğiniz sürükleyici bir başyapıt.
Keyifli okumalar… :)