"Bir bilgenin, hatta düşünen, kafasını kullanan bir insanın öbürlerinden ayrımı ıstıraba önem vermemesindendir. Böyle biri kendisiyle barışıktır, vara yoğa sızlanmaz, ne yapmalı, diye apışıp kalmaz. .."
"Demek, ben acıyı hissettiğim, durumumdan memnum olduğum için kafası çalışmazın, salağın biriyim?"
"Hayır, onu demek istemedim. Ama derinlemesine düşünmeyi başarabilirseniz bazı düzensizliklere fazla aldırmazsınız. Yaşamın özünü kavramaya çalışmak, işte gerçek mutluluk bundadır!"
Sözlerin anlamı ne denli güzel ve derin olursa olsun, çoğu zaman ne mutlu insanları etkiler ne de mutsuzları. Bunların etkisini ancak konunun dışındakiler, kayıtsızlar hissedebilir. Çünkü mutluluğun ya da üzüntünün asıl anlatım gücü suskunluktadır. Aşık olanlar birbirlerini en çok sessiz kaldıklarında anlar. Mezar başında söylenen sıcak, coşkulu sözler yalnız yabancıları etkiler; bunlar ölenin karısı ile çocuklarına hem soğuk, hem de önemsiz gelir.