Kendi kendine, Jude’u düzeltmeye çalışmayacağına dair söz verirken, 𝒃𝒊𝒓𝒊𝒏𝒊 𝒄̧𝒐̈𝒛𝒎𝒆𝒏𝒊𝒏 𝒐𝒏𝒖 𝒅𝒖̈𝒛𝒆𝒍𝒕𝒎𝒆𝒚𝒊 𝒅𝒆 𝒊𝒔𝒕𝒆𝒎𝒆𝒌 demek olduğunu unutmuştu: Bir soruna teşhis koyduktan sonra onu çözmeye çalışmamak hem ihmalkârlık hem vicdansızlıktı.
Jude dedi sonra durdu,
“Başından geçenleri anlatmanın gönlüne göre bir yolunu bulacaksın. Birileriyle yakınlaşmak istiyorsan bulman şart. Ama sen ne düşünürsen düşün, hayatında utanacağın hiçbir şey yok ve olanların hiçbiri senin suçun değil. Hatırlayacak mısın bunu?”
“Öğrendiğim bir şey varsa” dedi, “böyle konuları hatırası tazeyken konuşmak lazım. Yoksa hiç konuşmazsın. Ben sana nasıl anlatacağını öğreteceğim çünkü sen bekledikçe daha zor olacak, içinde cerahatli bir yaraya dönüşecek, suç sende sanacaksın hep. Aslında öyle olmayacak elbette ama sen hep öyle zannedeceksin…Bunu çözmen için çok beklettim seni. Bu da benim hatam”