Erdem

Erdem
@BezginBack
41 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı

Erdem

, bir kitap okudu
7/10
·264 syf.·
2018 3. kitabı
Patrick Süskind
8/10 · 27,3bin okunma
Özleştiemecilik ya da Tasfiyecilik: Türk Esperantosu
Özleştiemecilik, dilimizden Arap, Acem köklerinden gelmiş bütün sözcükleri çıkararak, bunların yerine Türk kökünden doğmuş eski sözcükleriyle ya da Türkçe köklerden yeni eklerle yapılacak yeni Türk sözcüklerini koymak demekti. Bu kuramın edimli uygulamasını göstermek üzere yayımlanan kimi makaleler ve mektuplar, sağbeğenisi olan okuyucuları tiksindirmeye başladı. Halk diline geçmiş olan Arapça ve Farsça sözcükleri, Türkçeden çıkarmak, bu dili en canlı sözcüklerden, din, ahlak, felsefe terimlerinden yoksun bırakacaktı. Türkçe köklerden yeni yapılan sözcükler, dilbilgisi kurallarını karıştıracağından başka, halk için yabancı sözcüklerden daha yabancı, daha bilinmeyen olacaktı. Bu yüzden bu akım, dilimizi yalınlığa, açıklığa doğru götürecek yerde karışıklığa ve karanlığa doğru götürüyordu. Bundan başka doğal sözcükleri atarak, onların yerine yapay sözcükler koymaya çalıştığı için, gerçek bir dil yerine, yapay bir "Türk Esperantosu" oluşturuyordu. Yurdun gereksinimi ise, böyle yapma esperantoya değil, bildiği ve anladığı, alışılmış, yapay olmayan sözcüklerin bileşkesi bir anlaşma aracına idi...
Sayfa 8 - İnkılap·Kitabı okudu
Sanat
...amacı sanatıyla çok para kazanmak değildi, başka türlü geçirmenin yolunu bulduğu sürece, sanatını geçinmek için kullanmak bile istemiyordu. İçini açığa vurmak istiyordu, başka bir şey değil, dış dünyanın verebileceği her şeyden harikulade bulduğu içini açığa vurmak...
Sayfa 220 - Can mini·Kitabı okudu
Eğitim çalışmalarımızda yer verdiğimiz şu yaklaşım, bu konudaki yaygın görüşlerden biridir: "sonucu değiştiren davranış, liderlik davranışıdır. Lider etkiler, etki yaratır ve başkaları aracılığıyla sürekliliği olan iyi sonuçlar alır." Bu açıdan bakınca, kurumun en alt düzeyindeki kişiden de liderlik davranışı beklenebilir.
Sayfa 13 - Remzi·Kitabı okudu
İlişkiler
Parfümün çıkışı, Frangipani
...bundan iki yüz yıl önce dahi Mauritius Frangipani'nin - ayrıca o da İtalyan'dı - yaptığı bir keşfe, koku maddelerinin alkolde eriyebildiği keşfine borçluydu. Frangipani, koku tozlarını alkole katarak içlerindeki kokuyu uçucu bir sıvıya aktarmakla, kokuyu maddenin kalıbından kurtarmış, onu ruha dönüştürmüş, gerçek koku olan kokuyu bulmuş, kısacası parfümü yaratmış oluyordu! ... Ne var ki bütün deha ürünleri nasıl yalnızca ışık saçmıyor, gölge de yapıyor, insanlara yarar yanında eziyet ve sefalet de getiriyorsa, Frangipani'nin görkemli buluşu da ne yazık ki kötü sonuçlar doğurmuştu. Çünkü insanların çiçeklerdeki, otlardaki, odunlardaki, reçineleri ve hayvan salgılarındaki ruhu tentürler halinde egemenlikleri altına alıp şişeciklere doldurmayı öğrenmeleriyle, parfüm yapma sanatı az sayıdaki, zanaattan anlayan üstadın elinden kaymış, burnu az çok hassas her şarlatanın at koşturabileceği bir alan olmuştu...
Sayfa 113·Kitabı okudu