Birokur

O geceyi yeniden hatırla sevgili okur;
'yaşadığın o en şiddetli acıyı, hayal kırıklığını, artık dünyanın sonuna gelmiş olduğun düşüncesini, evdekilerden gizlediğin gözyaşlarını, dağılan ve bir daha hiç toparlanmayacak olan yüzünü, bakışını hatırla. O kahrolası gece de bitti, değil mi? Sabah şiş gözlerle uyandın, yüzünü yıkadın, özensizce giyinip kendini sabahın bir köründe dışarıya attın. İşe gitmen lazımdı, okuluna gitmen, para kazanman, patrondan azar işitmemen, kavga etmen lazımdı. Ve sen, sürüne sürüne de olsa sorumluluklarını yerine getirmek için ayağa kalktın, devam ettin.'
Yolun taşlarıyla kavga etmeden...
Yürüdüğün yola razı olmak. Taşına toprağına, Havasına suyuna, Yoluna rıza göstermek...
Bir anlam icat etmek...
İnsanın en büyük yanılgılarından biri, her şeyin bir yere varması gerektiğine inanması. Acının bir anlamı, bekleyişin bir mükâfatı, yorgunluğun bir telafisi, yaşamanın ise mutlaka büyük bir açıklaması olmalı sanıyoruz. Oysa bazı yollar hiçbir yere varmıyor. Bazı acılar insanı büyütmüyor, sadece eksiltiyor. Bazı bekleyişlerin sonunda kimse gelmiyor. Bazı yollar insanı kendine değil, kendi yokluğuna çıkarıyor.
Gökhan Ergür
Gökhan Ergür
Dünya bazen çok yorucu, kabul; ama şu an sadece bu renklerin içinde kaybolmak, o şefkatli "öpücüğün" hakkını vermek istiyorum. Sizin de oluyor mu böyle? Hiçbir sebep yokken sadece gökyüzünün mavisine ya da bir ağacın yeşiline bakıp "iyi ki buradayım" dediğiniz o anlar... Hayat işte, bazen bir sokağın köşesinde fısıldıyor: "Hadi, bugün sadece yaşa.
İşler bazen umduğun gibi gitmez...
Bir daha dönmemecesine başını alıp gitmeler kurar, sonra koltukların yerini değiştirmekle yetinirsin.
Selçuk Baran
Selçuk Baran