Ölüm; görünüşte bir yok oluş,yıkım gibi algılansa da o, hakikatte ikinci bir doğumdur.Her hamilenin doğum sancısı yaşayacağı bir gün olduğu gibi;Ölüm de insana gelecek olan bir doğum gününün sancısıdır.
İnsandaki huy /mizaç, topraktaki tohumdan çıkan bir fidan gibidir.Başlangıçta onu düzeltmek ve doğrultmak kolaydır. Bir iple bağlamak ile veya yanına çakılan düz bir tahta parçası sayesinde kolayca eğikliği giderilebilir. Sonrasında iyice kök salıp gövdesini kalınlaştırdığında ve toprağın üzerinde dimdik durduğunda artık eğilmeyeceğinden emin olunur. Hatta eğmek için çaba gösterilse bile ağaç buna izin vermez. Halbuki başlangıçta kendi haline brakılsaydı eğilip bükülecekti. Bu eğik haliyle sertleşecek ve sonrasında onu düzeltme imkânı söz konusu olamayacaktı.
Aklını hakiki anlamda kullanabilen insan, tefekkürle Yüce Allah'ı seyreder. Ancak melekler herhangi bir tefekkür ve isteğe gerek duymaksızın saf zihinleriyle daima Yüce Allah'ı seyrederler.