Felsefi akıl, özü itibariyle teolojik akılla aynıdır, tek farkla ki varlıktaki yeri itibariyle kaynağıyla irtibatı kesiktir. Bu yüzden de akıl, vahiy tarafından aydınlatılana kadar karışıktır ve çelişkili davranışlar sergiler. Teoloji ve felsefe arasındaki ilişki negatif ve pozitif kutupların birbirini tamamlaması gibidir. Felsefe sadece soruları sorar, teoloji ise cevaplar.
Ramsey'e göre iki tür bağlılık veya teslimiyet/kabul vardır:
A) Matematiksel veya kişisel olmayan kabuller ve teslimiyetler: Geometrik aksiyomların kabulü,
B) Kişisel veya yarı kişisel olan kabuller ve teslimiyetler: Sevilen birisine bağlılık gibi.
Dinsel bağlılık bütün evrene total bir bağlılık olduğu için hem birinci hem ikinci türü içinde barındırır.
Vahyin içeriği; bilgi vermeye yönelik olmaktan çok ahlaki bir karakter taşır, akla hitap etmesinin yanında insan iradesini yönlendirmeyi hedefleyen retorik bir dil kullanır.
Felsefenin dili; matematiksel arka plana sahiptir ve sembolik dil kullanır.
Teolojik dil ise; katı bir mantıksallıktan uzak yarı tarihsel ve varoluşsal bir karaktere sahiptir.