-Bak Kevser nine, kelebek ölüyor. Onun ömrü çok kısa diyorlar, doğru mu ?
-Ömür kısadır evlâdım. Kelebek olsan da bu böyledir, adem oğlu olsan da.
- Ama Kevser nine, her canlının ölümü aynı uzunlukta değil ki?
-Bitecek olduktan sonra gerisinin önemi yok evladım, mesele kelebek olabilmekte. Bu kelebek bir tırtıl idi, koza örmeseydi kelebek olamazdı., kelebek olmasa idi çiçeği bilemezdi, çiçekten gözünü almasaydı güneşi göremezdi. Âdemoğlu da bu misaldir. Kimi tırtıl olarak kalır da çıkamaz daracık dünyasından, kimi de kozasında çürür, kimi belki kelebek olmayı başarır ama dünya onu aldatır da hakikati göremez, kimi de öyle bir kelebek olur ki Rabb'ine yürür.
-Sen hiç böyle birini tanıdın mı nine?
-Nasıl birini evlâdım?
-Kelebek olabile; Rabb'ine yürüyebilen birini.
-Tandım evlâdım, tanıdım.
-Ismi neydi ?
-...