Pek çoğumuz hayattan istediklerimizi belli belirsiz bırakmak isteriz, böylece eğer istediklerimiz olmazsa kesin bir hayal kırıklığı yaşamaktan kendimizi koruyacağımızı düşünürüz.
Empati kurmak, kendimizi karşımızdaki kişinin yerine koyarak, onun penceresinden dünyaya bakmaktır. Karşımızdaki kişi ile tek ve bir olmak, onun gördüklerini görmek, işittiklerini işitmek, hissettiklerini hissetmek demektir. Dinlemenin en etkin yollarından biri empati kurmaktır.
Öğrenmenin en yaygın yolu okumak olsa da, en kolay yolu dinlemektir. Masal dinlerken, roman okumaya göre daha az yoruluruz. Bir yabancı dili o ülkede yaşayarak öğrenmeye çalışmak, kitaptan öğrenmeye çalışmaktan çok daha kısa sürede sonuca götürür. Tüm bunlar kulaklarda büyük bir öğrenme potansiyeli olduğunu gösterir.
Okumada üç kritik faktör vardır: Gösteren, gören ve görülen. Gören gözdür. Gösteren ışıktır. Görülen ise kelimeler ve şekiller. Işık sayfaya çarparak, kelime ve rakamları göze taşır, göz de beyne aktarır.