Ahh Çalıkuşu , ah Feride ! Seni tanımak , okumak için nasıl bu kadar geç kaldım. Satırları sakin sakin , bitmesin diye uğraşarak okudum. Güldürdün , ağlattın , şaşırttın . O gülen yüzün , neşeli , capcanlı görüşünün altında içinde yaşadığın o kederli halin , acıların beni mahvetti. Dimdik ayakta durup , her şeyle savaşmaya çalışırken her anında , olur olmadık her yerde aklından kalbinden çıkaramadığın Kamran .. Sen neşeliyken bile içinde olanları hissettirdin . Hele o annelik duygun beni öyle ağlattı ki .. Munise aslında sensin Feride . Yaşayamadığın çocukluğun , sevgiye muhtaçlığındı o . Ve sen yaşayamadıklarını ona annelik yaparak yaşadın , bir nevi kendini büyüttün aslında . Aşkından kaçmak , kendine bile itiraf etmemek için ordan oraya savruldun . Boş kaldığın her an sanki onunla baş başa kalacakmış gibi korktun . Doktor Hayrullah öyle iyi geldi ki sana bir babadan da çok sevdik onu . Sana hayatının en güzel hediyesini vererek gitti yanından. İpek böceği oldun , gülbeşeker oldun kendinden uzaklaştıkça kurtulurum sandın sevdandan ve nihayet çalıkuşu olarak yine döndün yuvana .Çünkü sen bütün ruhunla oraya aittin ..