Kendi merkezinde kalmak,hiçbir şeye tutunmadan, hiçbir şeyi de itmeden var olmayı bilmektir. Dışarıdan gelen seslere rağmen içindeki sessizliği koruyabilmek tır. Rüzgar eser,insanlar gider,zaman geçer... Ama sen, tüm bunların ortasında hala kendinsindir.
Ve işte o an anlarsın:kendi merkezinde kalmak,hayata karşı direnmek değil;hayata rağmen dengede kalabilmektir.
O denge,ne geçmiştedir ne de geleckten gelir.
Sadece "şimdi" dedir-ve sadece sende.
"Çocukluk dikeydir.Yukariya doğru büyürsün,boyun bahçedeki güller kadardır,herkes sana her yıl ne kadar büyüdüğünü tekrar edip durur,baban seni havaya kaldırır,parmak uçlarında yükselirsin,herşey kıpır kıpır hayat ve hareket doludur,yatmak istemezsin,ancak zorla yatarsın.Yaşlılık yataydır.Azıcık dinlenelim,öğleden sonra uzanalım,kanepeye şöyle bir uzanacağım sadece,çünkü belim..... Yaşlılık uzun süreli,belkide sonsuz bir yataylığa alışmaktır."
"Sen yapmak,etmek başarmak isttemiyorsun ki .Yapmış,etmiş ,başarmış olmak istiyorsun.Göle gitmek değil gölde olmak istiyorsun.Sürekli bir yere giider gibi değil de ,bir yere varmış gibi yaşadığın için yorgunsun.."