İyi ki yalnız kalabiliyoruz,
Bir yaprak düşüyor penceremin önündeki ağaçtan.
İşte diyorum, bir sevda daha bitti.
Seviyorum diyen biri daha gitti diyorum.
Süzüldü ve yavaşça gitti,
Bazen öyle giderler ki,
Ama gelmezler...
Zaten en acıtan şey de gitmeleri değil,
Sanki bir gün geri gelecekmiş gibi gitmeleri olur...
Sabret Fesleğen’im, ne kadar çalsalar da tartından, sabret...
Sabret ki ;
Yarınlar değil sadece, akıbetimiz güzel olsun...
Bu dünya onlara kalsın, ahiretimiz bizim olsun...
Belki sevdiğimiz de oradadır,
İçimizdeki kirli denizlerden göremiyoruzdur,
Belki ellerini açmış, aynı duada buluşmamızı bekliyordur,
Temizlenmemizi bekliyordur...
Samimi bir tevbeyle temizlensek,
Bir fesleğen kokusu yükselecek.
Sevdiğimiz helalimiz olacak,
Başını omzumuza koyacak
Ve gözyaşlarımızı biriktirdiğimiz bembeyaz avucumuzdan pembe bir çiçek açacak...
Ne söylesem ki aslında bu kitapla ilgili, bilemiyorum.Neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıp, yumru gibi tıkıyor boğazınızı.
Kime kızacağınızı bilemiyorsunuz.
Babasız kalan ve annesinin mutluluğu için, iki ateş arasında kalmış bir genç kız... Üvey bir baba, üvey kızına aşık olmuş bir adam!! Bu kitap zorlu bir hayatın hikayesi. Bu kitap er ya da geç mutluluğa kavuşmanın hikayesi.