En çokta kursaklarında yıllar yılı beslediğini sandığın heveslerin öldürür seni. Ellerinden uçup giden yâr, gökyüzünden dökülen gözyaşları kadar. Bir sıcak Ağustos ayı ortasında, kış kadar soğuk, donuk bedenler. Ruhunu bir inci kaplar bütünüyle. İçindeki ses sana fısıldar.
"Ben seni sevmek için gözlerini bile göze almışken, dökülen gözyaşlarıma kıyman ne mahçupyan."