"İnsanlık Onun (s.a.v) sözlerinden daha yararlı, daha düzgün, daha tertipli, daha akıcı, daha heyecanlandırıcı, daha tesirli, daha selis, daha anlaşılır ve daha açık söz duymamıştır."♡
Râsûl-i Ekrem: "Sizden önceki ümmetlerin helâk edilmeleri ancak şu sebepledir: Onlar, içlerinden zengin ve soylu bir kimse hırsızlık yaptığı zaman onu bırakırlar fakir ve zayıf bir kimse çaldığında ise ona ceza verirlerdi. Allah'a yemin ederim ki, Muhammed (s.a.s)'in kızı Fâtıma'da çalmış olsaydı, muhakkak elini keser, cezasız bırakmazdım." buyurdu.
"Ey cemaat! Hani, aba ve ecdad? Hani müzeyyen kaşaneler ve taştan haneler yapan Ad ve Semud? Hani, dünya varlığına mağrur olup da kavmine, "Ben, sizin en büyük rabbinizim" diyen Firavun ile Nemrud? Onlar, size nispetle daha zengin ve kuvvet, kudrete üstün değil midirler? Bu yer, onları değirmeninde öğüttü, toz etti, dağıttı. Kemikleri bile çürüyüp dağıldı. Evleri yakılıp ıssız kaldı. Yerlerini, yurtlarını şimdi köpekler şenlendiriyor. Sakın onlar gibi gaflet etmeyin. Onların yoluna gitmeyin. Her şey fanidir. Baki ancak Cenabı Hak ki, birdir, şerik ve naziri yoktur. Tapılacak ancak O'dur. Doğmamış doğurmamıştır. Evvel gelip geçenlerde bize ibret alacak şey çoktur. Ölüm ırmağının girecek yerleri var, ama çıkacak yerleri yoktur. Büyük küçük hep göçüp gidiyor. Giden geri gelmiyor. Cezmettim ki kamuya olan bana da olacaktır."
-Kuss b. Saide-
"Ey insanlar...Yaşayanlar ölür, ölen fena bulur. Olacak olur... Kulak tutunuz. Dikkat ediniz. Gökte haber var. Yerde ibret alacak şeyler var. Yeryüzü bir yaygın eyvan. Gökyüzü bir yüksek tavan. Yıldızlar yürür. Denizler durur. Gelen kalmaz. Giden gelmez... Ve Allah'ın bir gelecek Peygamber'i vardır ki; gelmesi pek yakın oldu. Gölgesi başınızın üstüne geldi. Ne mutlu o kimseye, O’na îmân edip de O dahî ona hidâyet eyleye. Vay o bedbahta, kim O’na isyân ve muhâlefet eyleye. Yazıklar olsun ömürleri gaflet ile geçen ümmetlere..."
-Kuss b. Saide-