Allah kullarının kalplerinın kapılarını türlü türlü vesilelerle çalar.
Bazen,bir kuş ötüşü ile..
Sabahları Güneş ile....Geceleri Ay ile....Koyu lacivert kadifeden bir yorganın üzerine işlenmiş inci taneleri gibi parıldayan yıldızlar ile....
Ve sonunda, kendilerine yeteri kadar fırsat tanınan ,kalplerinın ve akıllarının kapıları durmadan çalınan ama türlü bahanelerle duymamazlıktan gelerek fırsatları geri çevirenlerin kapıları, bir gün hiç çalınmaz olur.
Yıldızlı gecelerde beni işittiğinden zerrece şüphe duymadan O'na şu kelimelerle seslenmek istiyordum.
"Ben varsam,sen de var olmalısın!Kendi varlığımdan nasıl eminsem,senin varlığından da en az o kadar emin olmalıyım!"
Ancak kendi varlığımın farkına vardıkça ve var olmanın nasıl akıl almaz,nasıl mucizevi,nasıl olağanüstü, nasıl değerli bir şey olduğunu keşfedip fark ettikçe,Allah'a karşı hislerim de değişiyordu.