Namık Kemal'in Vatan Yahut Silistre oyunu, Türk edebiyatında romantik tiyatronun öncüsü olmasının yanı sıra yazarın edebi faydacılık anlayışının yansımasıdır. Birçok türde eser veren Namık Kemal, kitleleri eğitme ve toplumu yönlendirme hedefine ulaşmak için tiyatroyu güçlü bir araç olarak konumlandırmıştır. O, tiyatroyu salt eğlence olarak görmekten ziyade, estetik zevk sunarken toplumsal mesajlar da veren didaktik platform olarak tanımlar. Bu faydacı yaklaşımla Şinasi'nin geleneksel tiyatro çizgisinden bilinçli şekilde ayrılarak, tiyatro sahnesini kendi ideallerini halka aktardığı bir dava kürsüsüne dönüştürmüş ve tezli tiyatronun (Kaplan, 1948) temellerini atmıştır.
Dört perdelik oyunun konusu Kırım Savaşı'nda geçmektedir. İslam Bey ve Zekiye Hanım karakterleri üzerinden işlenen vatan aşkı, bireysel mutluluğun vatanın selametiyle nasıl iç içe geçtiğini gösterir. "Vatan" kavramı korunması gereken kutsal emanet olarak işlenir.
Eğer Tanzimat Dönemi ruhunu, Türk milliyetçiliğinin edebi köklerini ve yazarın kalemini "silaha" nasıl dönüştürdüğünü anlamak istiyorsanız Vatan Yahut Silistre kitaplığınızda mutlaka bulunmalı.
Okumanız bol olsun.