ོ eda ོ

ོ eda ོ
@Birokurzede
Kitap, medeniyete götüren ışıktır..
Tüm kainat insan için, insan ise kainat kitabını okuyup namazda Allah’a sunmak için vardır. Yani kainatın manası namazdır. Kainat insanı, insan da namaza hizmet etmek için vardır.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Din
İnsanların günlük hayatta yaptığı pekçok iş, namazdan daha zor ve meşakkatli olabilir. Öyleyse bir insana namaz kılmak daha zor gibi geliyorsa, bu durum namazın manasının o kişide açılmadığını gösterir
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Din
İslamiyet'te bugün bilinen sekliyle bes vakit namaz, hicretten yaklaşık bir buçuk yil önce Miraç gecesinde farz kılınmıştır. Bu on bir yillik süre zarfinda, Efendimiz(sav) öncelikle namazin manasini insa etmistir. Çünkü manasi tahakkuk etmeyen bir namaz, yalnizca maddeyle sinirli kalir ve seklen yerine getirilen bir eylem hâline dönüsür. Namazin maddesine takılı kalan insan, manasini kavrayamaz. "Namaz nasil kilinir? Namazda hangi sureler okunur?" gibi sorularla yalnızca namazin şekline odaklanir ve ötesine geçemez. Oysa namazin nasil kılındığı veya kaç vakit oldugu gibi meseleler, namazin manasi anlasildiktan sonra konusulacak konulardir. Nasil ki bir pasta yapacak olsaniz oncelikle içinin kivamini ve lezzetini ayarlamaniz gerekir; pastanin görüntüsü ve dis süslemesi sonraki asamadir. Aynı şekilde, namazda da önce mananin anlasilmasi ve içinin doldurulmasi gerekir.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Din
Kâinat Allah'in(cc) sergisidir ve namaz, kâinat sergisindeki duygulari Allah'a(cc) ilan etmek demektir. Nasil ki bir ressam, sergisinin kapısında çıkanların hayretini ve teşekkürlerini almak için beklerse, Allah(cc.) da yarattigi bu kusursuz serginin karsiliginda bizden Allah-u Ekber lafziyla hayreti, kemali ve kusursuzluğu O'na(c.c) ifade etmemizi ister. Sergiyi okuyamayan bir insanin bu manalari ifade etmesi mümkün degildir. Bir insanda bu manalar olusmadiginda, kisi namazi tıpkı tavuğun yem yemesi gibi içi bombos ve alelacele kılar. Kâinatin çalisma sebebi namazken, bu tavriyla, kâinatin sahibinin huzurunda maalesef namazi asagilar.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Din
Namaz, belirli ayetleri ezberleyerek usulüne uygun sekilde kilinip biten bir eylem degildir. Namazin manasinin ortaya çıkıp tezahür edebilmesi için içinin tesbih, tazim ve sükür ile doldurulmasi gerekir. Sahabenin hayati da namazi da tam bu bilinç üzerinedir. Nübüvvetin on birinci yilina kadar, yani Miraç hadisesine kadar namaz iki rekât olarak kilinmistir ve o zamana kadar namaz farz degildir. Çünkü namazdan önce, namazin ruhunun inşa edilmesi gerekir. Namazin ruhunun inşası da tesbih, tazim ve sükür ile olur. Tesbih, "Sübhanallah" kelimesiyle ifade edilir ve Allah'(cc) bütün kusurlardan tenzih etmek anlamina gelir. Tazim, "Allah-u Ekber" lafziyla ifade edilir ve Allah'in(cc) azametini, büyüklügünü ilan etmektir. Sükür ise "Elhamdülillah" kelimesi ile ifade edilir ve Allah'in(cc) verdigi nimetler karsisinda mahcubiyetini sunmak demektir.
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Din