Okuduğum ikinci Sait Faik kitabımdı. Toplumsal gerçekçi hikayecilere alıştığımdan mıdır nedir, kendisinin tarzını yabancıladım biraz. Ama o dönem hikayecilerinden ne kadar da farklı bir hayal dünyası var. Kitabın ismine hayran kalıp almıştım. Bir de kapağına. Ecnebilerin dediği don't judge a book by its cover sözünü bir nebze yaşamış olsam da, pişman değilim. Bu arada, hikayelerindeki üslup ve hayal gücü, kitabın arka kapağındaki Ara Güler'in çektiği meşhur resmiyle adeta özetlenmiş gibi. Ruhu şâd olsun.