Birini hiç görmeden sevmek mümkün müdür? İçinde doğduğum aile kalıpların içine sıkışmış yüzyıllardır tek bir yöne bakan bir aile. Ama işin aslı hiçbir zaman bu kalıplara uyamadım. Çünkü ben farklı doğdum dünyayı farklı gördüm. Dünyanın acımasızlığı ve ikiyüzlülüğü ile çok küçük yaşlarda tanışmış oldum. Bu dünyada verilebilecek en büyük savaş ironik bir şekilde kendim olabilmek oldu. Türkiyede benim gibi olan yüzlerce kadın var her ne kadar 21.yy da yaşıyorsak ta kafa olarak çok geriden geldiğimiz acı bir gerçek. Beni hiç düşünmeyen kız çocuğunu bir yük olarak gördüğünü söyleyen bir aileden kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadın olmam inanılmaz derecede zorlu bir süreçti. Peki aileniz sizi düşünmüyorken yüzyıl önce yaşamış bir adamın bu ülkenin tüm kadınlarını düşünmesi onu sevilesi yapmaz mı?
Tapınaklarda anneannelerden daha heybetli putlar yoktur. Saraylarda, anneannelerden daha kudretli hükümdarlar bulunmaz. Bu putlar ve zorbalar kolay yıkılır. Ruhlarımızda hüküm süren görünmez hakimler, her türlü baskıdan uzak kalırlar ve ancak ancak asırların ağır ağır aşındırmasıyla değişebilirler.
Bu cümleler ilk bakıldığında saçma geliyor. Ama geniş ölçekte düşünüldüğünde toplumda kadının rolü ve konumunun toplumu nasıl şekillendirdiği görülecektir.
"İnkar, oldukça insani ve doğal bir tepki olsa bile, bedeli çok korkunçtur. Sanki yaşamın antresinde ömrümüzü sürdürmeyi kabul etmek gibidir."
Marilyn Ferguson
İlişkilerimizin ilk aşamasında bazı şeyleri farketmeyiz. İyi ya da kötü her şey güzel gelir. Bir süre sonra gerçek hal ve hareketlerimiz ortaya çıkar(maskeler düşer). Peki biz maskelerin ardındaki gerçeği kabul mu etmeliyiz yoksa inkar mı?