İlk bırakma girişimlerimiz daha sigaraya yeni başladığımız zamanlarda olur, çoğunlukla para sıkıntısı yüzünden (genç bir erkek bir kızla tanışır, birlikte bir yaşam sürmek için para biriktirmek ve sigara içmek için para harcamamak ister) yada sağlık yüzünden (genç hâlâ aktif bir sporcudur ve nefesinin daraldığını fark eder). Neden ne olursa olsun stresli bir durum beklenir. Bırakır bırakmaz küçük canavar besin istemeye başlar. Böylece tiryakinin canı sigara ister, içemediğinden dolayı da içinde bulunduğu stres artar. Stresli durumlarda kendisine destek olan yardımcısı artık olmadığından üç kat eziyet çeker. İşkence dolu bir süreden sonra ya bir özveride bulunup “daha az içmeye” niyetlenir yada “yanlış zaman seçmiş” olduğu sonucunu çıkarıp “daha az stresli olduğu bir anı beklemeye” karar verir. Oysa stres olmadığı zaman sigarayı bırakmaya da gerek kalmaz; bir dahaki stres durumunda tiryaki bir girişimde daha bulunur.
Doğru zaman bir türlü gelmez çünkü yaşam giderek daha az değil daha çok stresli bir hale gelir. Anne babamızın evinden çıkar kendi evimizi kurarız, borçlanırız, çocuklarımız olur, işimizdeki sorumluluğumuz artar vs. Tiryakilerin yaşamında stres hiç azalmak çünkü strese neden olan sigaradır. Alınan nikotin miktarı arttıkça hem stres hem de sigaranın gerekli olduğu aldatmacası artar.
Hiçbirimiz sigara içmeye karar vermeyiz. İlk içtiğimiz sigaralar yalnızca bir denemedir ve tatları iğrenç olduğundan ne zaman istersek o zaman bırakabileceğimizi sanırız. İlk sigaralarımızı genellikle canımız istediği zaman ve çoğunlukla sigara içen başka insanlarla birlikteyken içeriz.
Ne olduğunu daha doğru dürüst anlamadan düzenli olarak sigara almaya ve sürekli sigara içmeye başlarız.
Bağımlı olduğumuzu anlamamız çoğunlukla uzun sürer, çünkü tiryakilerin sigarayı gereksinim duydukları için değil zevk aldıkları için içtikleri yanılgısına düşeriz.