İnsan söner, sanki hiç yaşamamış gibi...
Botter Apartmanı s.184
Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak
Parlaklığını, ışığını yitirmek
Hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek
Yanardağ etkinliğini yitirmek
Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek
Gerilemek, parlaklık ve önemini yitirmek
Ses duyulmaz olmak
Tükenmek, yok olmak, yitmek
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zihnimde öyle sınırsız bir özgürlük [din, yasa, toplum, aile, kendim(?) ; herhangi birinizi memnun etmeme gereği] içindeyimki yaşamdaki farkında olduğum olmadığım tutsaklıkların bir önemi kalmıyor.
Zaman kelimesi çok ağır. Tıpkı tarih gibi. İnsanlar hep parçalara ayırarak hatırlamak istiyorlar bu yüzden. Yıl, ay, gün, saat, dakika, saniye olmadı mikro saniye filan. Ama iyi tarafı da var. Böyle parçalara, katmanlara böldüğümüz için basamak basamak geriye gidip, geçmişte yaşadıklarımızı sağaltabiliyoruz. Değiştiremiyoruz ama başka bir açıdan bakıp yaşadıklarımıza verdiğimiz anlamları yumuşatabiliyoruz. Zamanın, insanı olumsuz olaylardan uzaklaştırıp, iyileştiren bir gücü olduğunu düşünüyorum.
Botter Apartmanı s.90
Şöyle bi takvim
Seneler, aylar yok, günler var
Huzurlu muydum bugün, memnun muyum kendimden, bi gün daha bugün daha mutlu oldum mu, olmadıysam saymıyoruz, zaten hiçbir zaman saymıyoruz. Memnun olmadığımız günümüzdeysek sağlıklıyım diyip memnun olup uğurluyoruz. Sağlıklıyım çokçok🙏🏻