Bunaldığını kırıldığını tükeniyor olduğunu anlatmaya çabalarken iletişime gönüllü olmayan tarafın daha çok bunaltıp kırması, tüketmesi....
Kelimelere odaklanmak yerine bambaşka argümanlarla mevzunun bastırılması...
Asıl duygunun fikrin ne olduğunun umursanmayıp yılgınlığa kızılması...
Ne söylersen söyle ne yaparsan yap bi Kıymetinin olmadığını ve hiç olmayacağını bilmenin verdiği keder...
Sonra huysuz denir, kaprisli denir, geçimsizlik atfedilir lakin çiçek susuz kalıp solduysa belki de öldüyse tüm suçu çiçeğe yıkmak acımasızlık değil midir?