Ben bu kadar sakin ve sade bir dille yazılmış ama bir o kadar da akıcı ve yoğun duygu geçişleri olan bir kitap okumadım. Tanıştığıma aşırı memnun olduğum, bu kadar geç tanıştığım için de bin pişman olduğum bir yazardır kendisi..
“Dünya işleri konusunda henüz gençler; yakışıklı genç erkeklerin de sıradan erkekler gibi geçim derdine düşebilecekleri gerçeğine inanmaya henüz açık değiller.” ️
-Öncelikle daha önce gördüğümüz hani şu kafasında dikişler, boynunda vida olan Frankenstein görselleriyle, kafamda canlandırdığım ucubenin alakası yok (resmedersem bir gün, halka arz edeceğim:)))
-İkinci olarak; başlarda Dr.Victor Frankenstein, yaratığına isim koymadığı halde bizim yıllarca bu yaratığı doktorun ismiyle özdeşleştirmiş olmamız (doktorun ruh halini görünce) açıkçası haksızlık gibi gelmişti. Fakat duygusal olarak yaratıcısına benzerliği ve olaylara verdiği tepkiler (özellikle son tepkisi) göz önüne alınınca daha uygun bir isimlendirme düşünülemezmiş diye düşündüm.
-Üçüncü olarak; son sahnelerde Walter’ın boğazına yapışacaktım ki güzel çözüldü:)
Konu nefis olsa da hikayenin içine girmek için epeyce bir çaba sarfettim. Tam merak uyandırılacak yerde öyle sade bir dil kullanılmış ki duyguya asla giremiyorsunuz. Kişiler, mekanlar filan çok yüzeysel betimlenmiş. Eğer yazarın amacı, okurun hayalgücünü maksimum düzeyde kullanmasını sağlamaksa oldukça başarılı olmuş diyebilirim :) Nette gezinirken şans eseri filmine rastlayarak aşırı mesut olduğumu da söylemem gerek. Kişiler, olaylar, mekanlar birebir canlandırıldığı için, çok güzel ve tuhaf duygular yaşıyorsunuz. Önce kitabı okuyun ardından taze taze filmini de izleyin. Çok zevkli :)