“Ama seviyorsanız ve mutlaka arzularınız olacaksa, şunlar olsun arzularınız:
Erimek ve geceye çağlayıp akan bir dere gibi olmak. Gereğinden fazla şefkatin verdiği acıyı tanımak. Kendi sevgi anlayışınızla isteyerek ve sevinçle kan ağlamak. Gün doğumuna kanatlanmış bir yürekle uyanmak ve
sevgi dolu yeni bir güne şükranlarını sunmak. Öğle vakti dinlenmek ve sevginin coşkusunu düşünmek uzun uzun. Akşamüzeri eve minnetle dönmek ve en sonunda kalbinizdeki sevgiliye dua edip dudaklarınızdan dökülecek bir övgü nağmesiyle uyumak.”
“Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!”
“Ben kendiliğimden var değilim bu varlığımla;
Kendim çıkmış değilim elbet bu karanlık yola;
Bir başka varlıktan gelmiş bendeki varlık:
Ben dediğin kim ola, nerde, ne zaman var ola?”