“Bazen Csutora'yla ilgili anıları anımsıyor ve bu anımsama bir tür sarsıntı yaratıyor ruhunda, bir tür özlem ve garip bir hüzün. Oysa ev halkının her bir bireyi ellerinde hälâ onun açtığı yara izlerini taşıyor.
Belli belirsiz şunu hissediyor beyefendi: Csutora'nın yaşamında bıraktığı tüm bu saldırgan, kaba ve karanlık iz, Jimmy King' in iyilik ve güzellik dolu olumlu yanlarına ragmen gönlünde daha farklı bir yer tutuyor.
Çünkü düşe kalka ilerlediği bu yaşam denilen yolculukta, yaptığı hata ve yanlışlıklar ona şunu öğretti: Biz insanlar genellikle güzeli, iyiyi ve erdemi değil, bastırılan, mükemmel olmayan, sinirli, yaşamda dişlerini göstererek bizle kavga eden şeyleri daha çok seviyoruz, ki bunlar erdem ve uyum değil, hata ve isyan dolu şeyler.
Ders diyorsak, işte çıkarılabilecek küçük bir ders bu sevgili okur ve ister yaşamda olsun ister sanatta, eninde sonunda insan bu gerçekle yüzleşiyor, tıpkı bir köpek ısırığı gibi.”
“Sabır ve sevgi göstermekten başka bir araç, başka bir silah olabilir mi?
Topluma bakılırsa, evet var, mesela kırbaçla terbiye ve köpeklerin itlaf edilmesi de bir yöntem. "Evet ama," diye düşünüyor beyefendi, "eğer toplumsal hayatın her alanında kırbaca ve itlaf işlemine olabilecek her yerde şiddetle karşı çıkıyorsak, bu çabamızdan neden tam da Csutora söz konusu olduğunda vazgeçelim? Böyle bir şey olabilir mi?"